Seni sen olmaktan alıkoyan ne varsa, at arkaya..!
Bilmiyorum, belki de çoğu zaman neyin sen olduğunu bilemiyorsun, belki de hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceksin. O yüzden neyin seni senden alıkoyduğunu, neyin seni sana yaklaştırdığını da her zaman anlayamayacaksın.
İşte burada sana düşen en büyük şey, kendini tanımak olacak!
Ve sen, sadece tek bir kalıba sığmayacaksın. Binbir türlü hâlin olacak ve tüm bu hâllerin her biri de sen olacaksın. Yağmurda ıslanıp huzurlu hissederken, başka bir anda güneşin sıcaklığından lezzet alıyor olabileceksin mesela.
Kalabalıklar içinde, koca bir şehirde yaşamayı seçerken bir anda küçücük, sakin bir kasabada yaşamanın hayalini kuracak, belki de bir gün gerçekten orada yaşayacaksın.
Sahiller, denizler senin mekânın olmuşken bir anda dağlarda gezinebileceksin. Kırlar ve ovalar da senin mekânın olacak.
Bir gün bir başka yemeğin lezzetini keşfederken, diğer gün bambaşka bir şey yapıyor olabileceksin. Bir düşüncenin arkasında dimdik dururken bir gün belki de durup “Artık böyle düşünmüyorum.” diyebileceksin.
Bir gün iyi hissederken başka bir gün kendini kötü hissedebileceksin. Bir gün bir yolda ilerlerken ertesi gün kendini bambaşka bir yolda bulabileceksin.
Ve tüm bunların hepsi sen olacak 🤍
Çünkü değişmeyen tek şey, o kalbin ve büyüyen ruhun olacak, sevgili okuyan.
İşte bundandır ki kalbine ve ruhuna emek vermekten, seni en temelde sen yapan o iki şeyi beslemekten asla ve asla geri durmayacaksın. Ki sen, sende kalasın.
Gittiğin her yerde, geçtiğin tüm yollarda kalbin ve ruhun sana öncelik edecek, önderlik edecek.
Onları sev. 🤍
Onları koru. 🤍
Onları asla kirletme.
Ve
kalbine ve ruhuna dokunan, onların önüne geçen her türlü şeyden de uzak durmayı bil.
Sevgiyle,
